|
BAŞ YAZI
24 Ekim 2006
|
TÜRK HALK MÜZİĞİ RADYOLARI
|
CELAL YILMAZ
|
Halkımızın, ileri gitmesi için radyo ve televizyonların, toplumumuzun bir adım önünde olmalıdır. Bugün hangi radyoya giderseniz gidin sorunlar hep aynı. Toplumumuzu kültür ve sanat konusunda yönlendirebilecek programlar yapılmıyor. ( Her ne kadarda TRT yi eleştirsekte onu ayrı tutuyorum ) . Hayatında hiç müzik eğitimi almamış ve müzik söylememiş insanlar, önemli müzik yarışmasında jüri olabiliyor. Müzikten anlamadığı için, yarışmacılara "senin elbisenin rengi hiç güzel değil. Al sana şu kadar not" diye utanmadan söyleyebiliyor. Bir çok radyo Türk Halk Müziği yayınları yapıyorlar, başında halk müziği konusunda eğitim yapmış, yetkili bir kişi yok. Özel radyolardan birisinde “Müzik Dosyası” adı ile çok tutulan bir program yaptım. Halk Müziği eğitimi adına çok uğraştım ve halktan büyük ilgi gördü. Bilgiler, halkın genel kültürünü geliştiriyordu. Çalınan eserler en güçlü seslerden oluşan en çok istenen türkülerden oluşmuştu ( Çok geniş olduğu söylenen müzik arşivine ve kendime ait özel müzik kütüphanesine sahibim).Radyo sahipleri “Hocam bu program çok güzel devam et” dediler. Ben de “benim tüm günlerim programı hazırlamak için bilgisayar ve THM Kütüphanemde geçtiğini ve bir çok masraflar yaptığımı, bunun içinde belirli bir ücret vermenizi arzu ediyorum” dediğim zaman “biz para veremeyiz, sen git sponsor bul, sponsorun vereceği paradan bir miktarda size verelim” diye yanıt verdiler. Bu resmen kültür ve sanatla dalga geçmektir. Siz istediğiniz kadar ömrünüzü halk müziğine verin, istediğiniz kadar konservatuarları bitirin hepsi boş. Kime para veriyorlar “ Aksaray’dan Ayşe, Taksimden Mehmet için ……. Türküsünü çalıyorum” diyenler ve anlamsızca gevezelik edenlere. Bu kişiler topluma ne veriyorlar.
Her şeyin daha iyiye gitmesi temennisi ile..
|