|
Halkın kaynaşmasında, bir arada bulunmasında en önemli faktörlerden birisi de dildir. Her ülke vatandaşı birbirleriyle ilişkilerinde kendi dilini konuşmak zorundadır. Bu kanun zoru ile değil, doğal olarak böyledir. Dünyanın en ilkel kabilelerine de gitseniz onlarında kendi dilleri vardır.
Toplumların ileriye gitmesinde en önemli faktörlerden biriside kendi dilini doğru kullanması ve geliştirmesidir. Bir toplum dilini geliştiremiyorsa, yabancı ülke dillerinin sözcüklerini kendi diliymiş gibi kullanmaya kalkıyorsa, o toplumda bozulmalar başlıyor demektir.
Her yerde konuşulur. Sidi alınırken kayıt sistemi sorulduğu zaman empi3 mü diye soruluyor. Bir defa sidi İngilizce CD ( ce de) nin karşılığıdır. Empiüç İngilizcede değildir, Türkçe'de değildir. İngilizce okumak isterseniz empi tri dir. Benim her zaman söylediğim ve maalesef bir çok arkadaşımın düzeltmeye kalktığı söz ise "mepeüç=mp3" tür.
Geçen gün bir yerde bulunurken, tanımadığım bir beyefendi elinde fotoğraf makinesiyle yanıma geldi. Bana "Bizim bir resmimizi çeker misiniz? diye ricada bulundu. Bende tabii ki dedim fakat resimlerini çekemedim! Fotoğraflarını çektim. Resim yapılır, çekilmez. Fotoğraf çekilir. Henüz dünyada resim makinesini görmedim. Fotoğraf makinesi vardır.
Konuşmaların birisinde bir genç, arkadaşlarına anlatıyor; "Ben folklor ekibinde oynuyorum?" . Folklor halk bilimi demektir. Folklor oynanmaz, folklorun bir kolu olan halk oyunları oynanır. Yani halk oyunları ekibinde, grubunda, topluluğunda oynuyorum diyebilir. Destanlarda folklordur, türkülerimizde folklordur.
Bir programı sunan kişiye sipiker diyene kadar, en güzeli sunucu demek daha güzel değil midir?
İnsanımızdan birileri şirketini kuruyor, çok büyük bir alış-veriş merkezi yaptırıyor. Alış-veriş merkezinin adı da yabancı. Olmaz böyle bir şey. Şirket yabancı ise bir diyeceğim yok. Ama adamların adı Ahmet, Süleyman, Mehmet.. Yabancılar acaba kendi ülkelerinde yaptıkları işe Türkçe ad veriyorlar mı?
Bir alet alıyoruz. İçinden çıkan tanıtım belgesine baktığımız zaman bilmem uçta köşede kalmış ülkelerin dilleriyle yazmışlar, yalnız Türkçe'si yok. Bunları ithal ederken Türkçesi yoksa İthal etmiyorum de. Bak bakalım nasıl Türkçe'yi de ilave ederler o zatlar.
Bir eşya sergilenen yere sergi salonu, sergi alanı demiyorlar da şovrum (show room ) İngilizcesini sanki Türkçe'de varmış gibi kabul etmek hatasına düşüyorlar. Aslında buna hata demiyorum. Çünkü hata, farkına varılmadan yapılan yanlışlıktır. Fakat bu kişilerin yaptıkları kasıtlı eylemlerdir aslında.
Şov yapmak ne demek? (Show). Gösteri yapmak, sahneye çıkmak gibi sözler dururken...
Bu örneklere devam etmek istersek sayfaların sonu gelmez.
Benim asıl üstünde durmak istediğim konu konservatuarı bitirenlerin, müzikle uğraşanların, daha da ileri gideyim, kendisi otorite olarak kabul edilenlerin bile yaptığı büyük bir hatadan bahsetmek istiyorum.
Bağlama öğrenmek isteyen bir öğrenci geldi yanıma;
- Öğretmenim ben kısa sap bağlama öğrenmek istiyorum?
- Niçin kısa sap bağlamayı tercih ediyorsun?
- Öteki bağlamanın sapı uzun olduğu için kısa sap bağlamayı daha kolay öğreneceğimi söylediler.
- Bunu sana kim söyledi?
-Çok iyi bağlama çalan birisi!
Bağlamalar 2 çeşittir. Bunlardan birincisi normal bağlama, ikincisi ise normal bağlamanın sapının kesilmesiyle yapılan kısa sap bağlamalardır. Siz bağlamayı uzun sap bağlama ve kısa sap bağlama diye ayırırsanız o zaman bunun birde normalinin olması lazımdır. Bir müzik bilimcisi olarak konuşuyorum. Bir defa şunu düzelteyim. Çok kişinin uzun sap bağlama dedikleri bağlama, uzun sap bağlama değil normal bağlamadır. Kısa sap bağlama, normal bağlamanın sapının kısaltılması ile meydana geldiği için görünüşte biri uzun, biride kısadır. Ama bunu uzun saplı bağlama şeklinde yansıtırsanız yanlış olur. Bu konuda ben özellikle sayısını hatırlayamadığım yüzlerce insana sordum. Ne yazık ki hemen hemen hepsine yakını, uzun sap denilen bağlamanın normal sap bağlama olduğunu benden öğrenmiş oldular. Hepside zannediyorlarmış ki sap gerçekten uzun.
|
|
Türkiye haritasını gözümüzün önüne alalım. Müzik yönünden Doğu'nun farklı akort sistemleri var, Karadeniz bölgemizin farklı akort sistemi var, Egenin ayrı, Güney'in ayrı. Bağlamada da akort yaparken bozuk düzen, bağlama düzeni, misket düzeni, bozlak düzeni ..... gibi bir çok düzenler vardır. Bunların hepsini normal saplı bağlamada çalıyoruz. Kısa saplı bağlamada bir çok perde, sapın kısaltılmasından dolayı bulunamadığından, diğer düzenlerde çalmak mümkün olamamaktadır. Çünkü o kadar çok perde yok olmuştur ki çalmak istediğimiz nota kısa sap bağlamada yoktur.
Çok kişiden duyuyorum;
"Bir etkinliğe gittim. Türküler sanki aynıymış gibi geldi. Beni çok sıktı." İşte bunu size dedirten neden kısa sap bağlamada yeterli perdenin bulunmaması, genellikle yalnız bağlama düzeni dediğimiz akortla çalınmasıdır. Kısa sapta olan akort ve çalma tekniği zaten normal bağlamada var. Normal bağlamada olan akort ve çalma tekniği kısa sap bağlamada çok azdır.
İyi bir bağlama eğitimi nasıl olmalıdır?
Bir defa kesin kes bağlama normal saplı bağlama ile başlamalıdır. Zaten bağlama düzeni bu bağlamanın içinde var. Bağlamayı öğrendikten sonra ikinci bağlaması da kısa saplı bağlama olmalıdır. Yani normal saplı bağlama eğitimi alan kısa sap bağlamayı da çalmaktadır. İstisnalar hariç, kısa sap bağlama çalanlar, normal saplı bağlamayı çalamamaktadırlar.
Bir çok dershane yalnız kısa sap bağlama dersleri vermektedir.
-Normal saplı bağlama dersi niye vermiyorsunuz? dediğiniz zaman;
-Halk öyle istiyor, diyorlar.
Halbuki halkın bu konuda bir bilgisi yok. Aslında kendi işlerine öyle geliyor.
Bağlama almak için bağlama satılan yerlere gidersiniz bakarsınız normal saplı bağlama yok derler.
Bu eleştirilerimde kısa sap bağlama olumsuzdur, iyi değildir diye kesinlikle demiyorum. Benim demek istediğim, herkes eğitimini normal bağlama ile yapmalı ve kısa saplı bağlamayı da çalmalıdır. Bugün hepimiz kısa sap bağlamayı çalmaktayız.
Müzik yaşantım boyunca uzun saplı bağlamayı sadece bir kez gördüm. O da devlet konservatuarında öğretim üyesi olan bir arkadaşım özellikle yaptırmıştı. O da alt tellerdeki en alt perde
( re ) değil de ( mi ) idi.
Bağlama öğretmenleri, müzik öğretmenleri, Devlet konservatuarı mezunu öğretmenler, kendisini öğretmen olarak tanıtan dostlar, halka gerçek bilgileri öğretelim, gerçek bilgileri söyleyelim.
Yetti artık, halkı kandırmayalım ....
Sevgi ve saygılarımla ...
|