|
TRT HALK OYUNLARINDAN ANLAMAYAN KİŞİLERLE OLUŞTURDUĞU
JÜRİ İLE
HALK OYUNLARI YARIŞMASINA BAŞLADI.
TRT “Altın Adımlar Halkoyunları Yarışması” adıyla 12 Nisan
2008 tarihinden itibaren yarışmalara başladı. Yarışmada
birisi hariç diğerlerinin hiç birisinin folklor ile
bağlantısı bulunmayan kişilerin jüri olması tam bir kara
mizah.
Bu durumu yanıtlamanın bile mümkün olmadığı gibi, normal
düşünebilen herkesin, eğitimsiz insanların bile hayret
edebileceği bir durum.
 |
Geçmişte yaptığı çok
değerli folklor araştırmaları ve çalışmaları ile folklor
dünyasının önemli ismi değerli Nail Tan'ın bu konudaki
yakınmalarını 15 Nisan 2008 günkü Hürriyet
Gazetesi'nin Yalçın Bayer'in köşesine gönderdiği
şikayet mektubunda gördüm. Aslında bu mektup değil,
gazetelerde başlı başına çok önemli bir haber olmalıydı.
Bugün bir çok folklor derneklerimiz var. Niçin hiç
birisinden ses gelmiyor. Derneklerdeki yöneticiler uyuyor
mu? Halk oyunlarıyla ilgili diğer yetkililer nerede.
Değerli araştırmacı Nail Tan'ın yazısını sizlere aynen
aktarıyorum. |
 |
(TRT yapımcıları başta olmak üzere Yılmaz Erdoğan, Yavuz
Bingöl, Müjde Ar, Aşkın Nur Yengi, Ahmet Demirbağ’a...)
12 Nisan 2008 Cumartesi
gecesinden itibaren TRT 1’de yeni bir yarışma programının
yayımına başlandı: ’Altın Adımlar Halk Oyunu Yarışması’.
Kültür ve
Turizm Bakanlığı’nda halk oyunları dahil Türk halk kültürü
alanında araştırma yapmak, bu değerleri yaşatmak amacıyla kurulan
folklor biriminde ve Devlet Halk Dansları Topluluğu’nun bağlı
olduğu
|
Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü’nde
1970-1998 yılları arasında yönetici olarak görev yaptım.
Halk oyunları, yemek, el
sanatları, halk müziği yarışması düzenleyenleri makale ve
konuşmalarımla hep uyardım: "Elma ile armudu, çileği
yarıştıramazsınız. Ancak elmaları kendi arasında, armutları
kendi aralarında yarıştırabilirsiniz. Halayı barla, zeybeği
horonla yarıştıramazsınız. Hareketli oyunlar daima birinci
gelir" dedim. Milliyet Gazetesi bir süre sonra
uyarılarıma kulak verdi. Liselerarası Halk Oyunları Yarışması’nda
halk oyunlarımız; zeybek, karşılama, bar, halay, horon, kaşıklı
oyunlar gibi bölümlere ayrıldı. Her ekip, kendi bölümü içinde
yarıştı. Böylece adalet nispeten sağlandı.
TRT,
tutmuş zeybeği horonla, halayı barla yarıştırıyor. "Oynayan
grupların başarısını ölçüyoruz. Oynadıkları oyunla
ilgilenmiyoruz" yalanına kimse inanmaz. İşin içine GSM oyları da
girince, bölgesel oylar, zeybek gibi ağır oyunları oynayan
grupların aleyhine sonuçlanacaktır. Şimdiden birinci, ikinci,
üçüncüyü noter huzurunda bir káğıda yazıp teslim edebilirim.
Türkçe seçici kurul değil
Fransızca jüriyi tercih eden TRT, halk oyunlarıyla
seyircilik dışında ilgisi olmayan (bir kişi hariç) sanatçıları,
seyredilme yoğunluğu (reyting) uğruna not vermekle görevlendirmiş.
Hál böyle olunca, ’şalvarın paçası geniş, entarinin kolu uzun’
diye halk oyunu kıyafetlerini bilmeyen kişiler, not kırmakla
övünebiliyorlar.
Halk oyunlarına ilgi çekmek,
gençleri özendirmek mutlaka gerekli. TRT güzel bir iş yapmak
istiyorsa, yarışmayı halk oyunları dallarına göre sürdürmeli. Söz
gelimi; bir hafta bütün gruplar sadece zeybek oynamalı, ertesi hafta
bar gibi. Türkiye Halk Oyunları Federasyonu yarışmanın
kusurlarını gidermeye çalışacağı yerde, bu kültürel cinayetin
işlenmesine yardımcı olmuş. Seçici kuruldaki tek halk oyunları
öğretmeni de alacağı ücreti kaybetmekten korkmuş olmalı ki, doğru
yolu göstermemiş.
Haftalar geçtikçe yanlış daha
iyi anlaşılacak, gençlerin de bol bol gözyaşları dökülecek.
Nail TAN-ANKARA
|