TÜRK HALK MÜZİĞİ DÜNYASININ

ÖNEMLİ SANATÇISI

AHMET SEZGİN VEFAT ETTİ.

                                                   CELAL YILMAZ

         Uzun bir süredir kolon kanseri tedavisi gören değerli sanatçı Ahmet Sezgin 10 Ağustos 2008 pazar günü, Bakırköy'deki evinde 72 yaşında vefat etti.

        Türk Halk Müziği’nin duayeni Ahmet Sezgin için yapılan cenaze törenine sanat dünyasından çok sayıda dostları ve sevenleri yalnız bırakmadı. Katılanlar arasında halk müziği sanatçılarımızdan Arif Sağ, Yücel Paşmakçı, Tuncer İnan, İzzet Altınmeşe, Nuri Sesigüzel, Mehmet Erenler, Bedia Akartürk, Ali Gürlü, Selahattin Alpay, Gürkan Özpeker, Zafer Gündoğdu, Sebahat Aslan, Celal Bakar, Ahmet Turan Şan, Elvan Sevim, Arzu Aldemir, Mirza Başara, İstanbul Radyosu ses ve saz sanatçıları katıldılar. Diğer branşlarda  gördüklerimden anımsayabildiklerimden bazıları

Adnan Şenses, Selami Şahin, Vedat Çetinkaya, Mustafa Sağyaşar, İskender Doğan, Muzaffer Uludağ, Hüner Coşkuner, Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül katılımcılar arasındaydı.   

           En son 16 Haziran 2008 günü Erzurum'da iken TRT Erzurum Radyosu'na sanatçı dostlarıma yaptığım ziyarette, değerli araştırmacı ve Halk Müziği sanatçısı Kenan Tuna ile Ahmet Sezgin'i telefonla aradığımızda hastalığının çok ileri olduğunu öğrenmiştim.

       Üyesi olduğum Bakırköylü Sanatçılar Derneği BASAD'ın son kongresinde onur kuruluna üyeliğini önerdiğimde, tüm üyeler tarafından oy birliği ile kabul edilmişti.

        Ahmet Sezgin 1936 yılında İstanbul'da doğdu. Orta öğreniminden sonra 1954 yılında İstanbul Radyosu Yurttan Sesler Korosu'nu kurmak için açılan sınava girdi. Muzaffer Sarısözen, Mesut Cemil, Münir Nurettin Selçuk, Behçet Kemal Çağlar ve Halil Bedii Yönetken gibi önemli isimlerden oluşan jüri karşısına çıkan Sezgin, 935 kişi arasında birinci oldu.

       Daha sonra radyoda nota solfej derslerine başlayan ve

opera sanatçısı Aydın Gün'den diyafram dersleri alan Sezgin, 4 türküden oluşan 15 dakikalık radyo programlarına başladı.

       Sezgin, hocası Muzaffer Sarısözen'in önerisiyle 1957-1963 yılları arasında Ankara Radyosu'nda canlı yayınlara katıldı.
        Çoğunlukla kendi derlediği türkülerden ve yurttan sesler repertuvarından türkü ve uzun havalar okuyan Sezgin, 1960 yılında ilk plağı olan ve kendi derlediği “Gele gele geldim bu kara taşa” uzun havasını okudu.

       1963 yılından itibaren Ahmet Sezgin sahneye başladığı yıllarda bende "Mavi Boncuklar" adıyla sahne çalışmasına başlamıştım. Sahnelerde yaşamım onlarla geçti. O dönemlerde Ahmet Sezgin, Nuri Sesigüzel, Muzaffer Akgün, Nezahat Bayram gibi değerler dönemin aslarıydı.

       1963 yılında İstanbul sahnelerinde çalışmaya başlayan Ahmet Sezgin'in bundan sonraki yaşamı sahne çalışmaları, plaklar, Anadolu turneleri, yurt içi ve yurt dışı konserleri ile devam etti. 400'ün üzerinde kaset ve plak çalışması bulunan Sezgin'e, Yücel Paşmakçı, Hamdi Özbay, Tuncer İnan,

Mehmet Erenler, Musa Eroğlu, Arif Sağ, Nida Tüfekçi ve

Zafer Gündoğdu gibi saz sanatçıları eşlik etti. Orhan Gencebay'ın da kendisine 5 yıl sazıyla eşlik ettiği sanatçı, Gencebay'ın bestelerini plak yaparak konserlerinde okudu.

       Türkiye'de 1964 yılında ilk arabesk şarkıyı, Suat Sayın'ın “Sevmek günah mı?” adlı eserini okuyan Sezgin, yine aynı yıl “Deryada bir salım yok” adlı Gencebay parçasına ilk playbacki yaptı.

        Folklor ekibiyle sahne çalışmaları yapan “ilk sanatçı” olan ve bir dönem tiyatro müzikleri de hazırlayan Sezgin, Filiz Akın ile “Mirasyedi” ve Sezer Güvenirgil ile “Aşk yarası derindir” isimli 2 filmde rol aldı.
        Çeşitli kurum ve kuruluşlarda 100'ün üzerinde ödülü ve altın plakları bulunan Ahmet Sezgin, derlediği 100'den fazla türkünün çoğunu TRT repertuvarına kazandırdı.

        Sanatçının derlemesini yaparak TRT repertuvarına kazandırdığı bu türküler arasında, “Hastayım ben gelemem”, “Geldi düğün kınası”, “Küp içinde ayranım”, “Yeşillim”, “Gidin yare haber verin uçan kuşlar”,

 “Şemsiyemin ucu kara”, “Bir of çeksem karşıki dağlar yıkılır”, “Turnam yükseklerden uçar”, “Kerpiç kerpiç

 üstüne kurdum binayı”, “Gele gele geldim bu kara taşa”, “Avcı vurmuş ceylanı”, “Entarine peş olam”, “Kız pınar başında testi doldurur”, “Asmanın tepesinde kuru üzüm olur mu?”, “Kara duta yaslandım”, “Gümüş telli sazım var” gibi pek çok eser yer aldı.

        Bağlamadan başka yaylı ve mızraplı tambur, ud ve piyano çalan Sezgin, evli ve 4 çocuk babasıydı.

                Nur içinde yatsın Ahmet Ağbim.....