Âşık Dursun Cevlani (1900 – 20 Ocak 1975)


    Âşık Dursun Cevlani, Sarıkamış’ın Oluklu köyünde doğdu. Asıl adı Dursun Kılıç’tır. İlk medrese eğitimini köyünde aldı. Küçük yaşlarda Aşık Yusuf’tan gelenekleri ve bağlama çalmayı öğrendi. Daha sonra Aşık İkram’ın yanında uzun süre çıraklık yaptı. Aşık İkram ölünce, çıraklığını Aşık Bektaş’ın yanında sürdürdü.Cevlani mahlasını ise aile dostu olan Aşık Sümmani verdi.

    1. Dünya Savaşı döneminde askere alındı ve savaşta yaralanıp esir düştü. Bir süre sonra köyüne geri döndü ve Kağızman’ın Yıldızağaç köyünde aşık olduğu kızla evlendi. 15 yıl sonra eşi ölen Cevlani, başka biriyle evlendi ve sonraki yıllarda Ankara’ya yerleşti.

     1966’da başlayan Konya Aşıklar Bayramını Aşık Müdami ve Aşık Efkari ile birlikte açtı. Yine aynı yıl türkü dalında Aşık Müdami ve Aşık Murat Çobanoğlu ile birlikte birinci oldu.

    Dursun Cevlani Karslı halk şairlerimizin arasında eski halk edebiyatı ile çağdaş halk şiiri arasında köprü görevi yapmış bir ozanımızdı; yöresinin hikayeli türkü, efsane zenginliklerini iyi biliyordu. Aşıklık geleneğinin tüm inceliklerini iyi biliyordu. Aşıklık geleneğinin tüm özelliklerine vakıf, önder ve öğretici bir aşıktı.

     Bir süre Ankara Radyosu Yurttan Sesler bölümünde de çalışan Aşık Dursun Cevlani yaşamının son dönemlerine dek bağlamasını elinden, sözünü dilinden bırakmadı. Aşık Dursun Cevlani Türk halk edebiyatına şiir dalında çok sayıda kalıcı güzellikte şiirler bıraktı. Köroğlu Destanının 12 kolunu bilen tek aşık olarak kabul edilen Aşık Dursun Cevlani’nin şiirleri, türkülerine ilişkin bir araştırma Fikret Cevlani ve Halil Kaya tarafından »Karslı Halk Ozanı Aşık Dursun Cevlani« (1999) adıyla yayımlandı. Yine aynı yörede yaşamış Kağızmanlı bir Aşık Cevlani (1860- 1922) daha bulunmaktadır.

 FOTOĞRAF : Aşık Dursun Cevlani, aile fotoğraflarımızın birinde. Öndeki bebek Celal Yılmaz, yani benim. Fotoğraf çekim tarihi 1952 yılı.

 

Gine bahar oldu bezendi bağlar
Hasretlik kar etti gel Leylam Leylam
Yar senin ateşin sinemi dağlar
Gönülde mihmanım ol Leylam Leylam

Aşkın beni vurdu derbeder etti
Eyüp'ten çok çektim cana kar etti
Yıktı bu gönlümü virane etti
Yana yana oldum kül Leylam Leylam

Ta ezelden tecellim kurmuş temeli
Leyla'yı severim Mecnun misali
Koy bana desinler Yusuf sevdalı
Olaydım kapında kul Leylam Leylam

Leyla Leyla dedim dağlar başında
Ot yayıldım çimen bitti döşümde
Bütün kuşlar yuva yaptı başımda
Gel buna bir çare bul Leylam Leylam

Cevlani bu halde kamandım kaldım
Yar senin derdinden sarardım soldum
Ben de Mecnun gibi mevlamı buldum
Kendine bir çare bul Leylam Leylam

-------------------------------------------------------------------------

Begim Gözün Aydın

Begim gözün aydın olsun

Bugün ömrüm tazelendi

Busesi nazlı yüzünde

Dil dudaklar mezelendi

 

Mukadderde hilaf olmaz

Hakkın yazısı bozulmaz

Yapı taşı yerde kalmaz

İrfan meclis düzenlendi

 

Cevlani söyledi sözü

Sürmelenmiş iki gözü

Elindeki telli sazı

Ahenklendi düzelendi

 -------------------------------------------

Başına döndüğüm, kurban olduğum!

Ağlar dolanırım yar deyü deyü;

Derdine yandığım, büryan olduğum,

Dağlar dolanıram yar deyü deyü.

Çoktandır ki terk etmişem ben yari,

Asla yüreğimin çıkmıyor zarı,

Yanar oldu, sönmez yüreğim narı,

Çağlar dolanıram yar deyü deyü.

Cevlan’ın derdine yoktur çarelar,

Eksik olmaz can evimde yaralar,

Aylar, günler, sene ile karalar,

Bağlar dolanıram yar deyü deyü.