Kevengin yollarında türküsünün hikayesi.

     Yöresi : Elazığ

    Doğu Anadolu yayalarında güzeller güzeli Fatma Kız yaşarmış.Çarşaflı, örtülü olmasına rağmen yürüyüşü öyle havalı, endamı öyle güzel, sesi öyle tatlıymış ki bütün erkekler Fatma'yı görebilmek, sesini duyabilmek için evinin etrafında dolaşır çeşme başını gözler, köy kadınlarının çamaşır yıkadıkları gölde pusuya yatarlarmış.

    Fatma'da cin mi cin..her şeyin farkındaymış, sıcak der yüzünü açar, aman der çarşaftan dışarı narin beyaz kolunu çıkarıp onu gözetleyenleri aşk ateşiyle kavururmuş. Köylerde kızlar evlerde toplanıp türkü çığırır oynar ya, Fatma o geceler oyunların en hasını döktürürmüş.Tabii köyün gençleri dışarda toplanır, evin içindeki oyunları pencereden izlermiş. O sıralarda köyde düğün varmış. Fatma yine her işin ucundan tutuyor, iki dünür evi arasında koşturup duruyormuş. Düğüne davetli öteki köyün delikanlılarından biriyle de aynı işvesiyle eğlenmekteymiş. Rivayete göre bir iki kez de gölbaşında buluşmuşlar.

    Düğün günü gelmiş çatmış,oyunlar halaylar..Havaya sıkılan kurşunlar..Ve serseri bir kurşun dam başında oynayan Fatma'yı bulmuş..  Bu türkü de ondan sonra yakılmış..

 

Elazığ-Vasfi Akyol-Muzaffer Sarısözen

 

Kevengin yollarında,

Çimeydim göllerinde (He anom he)

İlik düğme olaydım,

O yarin kollarında  (He anom he)

                O yandan yandan yandan,

                Severim seni candan  (He anom he)

                Üç gün oldu severim,

                Ne tez usandın benden  (He anom he)

 

Dama vurdum çatmayı,

Seslen gelsin Fatmayı  (He anom he).

Fatma nerden öğrenmiş,

Çarşaftan kol atmayı  (He anom he)

                               Nakarat.

 

Keveng'in yazıları,

Meliyor kuzuları  (He anom he).

Ben buraya gelmezdim,

Alnımın yazıları  (He anom he).

                               Nakarat.